SANAT AKIMLARI

 

KLASİZM: Rönesans sanat geleneklerine uygun resim yapma anlayışının hakim olduğu bir sanat akımıdır.

Perspektif, ölçü, plan, kompozisyon ve ışık gölge gibi ana kurallara bağlı kalınarak daha çok realist anlamda resim yapma olarak tanımlanabilir. Klasizm temellerini Rönesans arisrokrasisinden alır. Klasizm bir bakıma arisrokrasinin akımıdır. Bu akımın başlıca temsilcileri, Leonardo da vinci, Michelangelo ve Raffaelladır.

NEOKLASİZM: 18. yüzyılda Barok ve Rokoko’ya tepki olarak çıkan Avrupa sanat akımıdır. Antik Yunan ve Roma eserlerinin konu ve sitillerini kullanır. Antik dünyanın tarihsel sembollerinin yeniden canlandırılması isteği Neo-Klasik diriltmeciliğini ortaya çıkarmıştır. 

Bu sanat anlayışının amacı, Barok öncesi dönemi saf kabul ettikleri sanat anlayışına dönmektir. Resimde en geniş ölçüde açıklık elde edebilmek için desene büyük önem verilmekte; renk boya ise ikinci plana düşmektedir. Konular genelde eski Yunan ve Roma ozanlarının, tarihçilerinin eserlerinden aktarılmıştır.

ROMANTİZM: Romantizm, 18 yüzyıl sonlarında İngiltere’de ve Almanya’da ortaya çıkan, sonra Fransa’ya ve öteki Avrupa ülkelerine yayılan bir düşünce ve sanat akımıdır. 

Esin kaynağı kişinin kendisidir. Duygular, düşler resmin oluşmasında etkilidir.

Resimde tarihsel konuların, folklorik özelliklerin yer aldığı görülür. Klasik ağırbaşlılığın yerini tutkular ve hareket alır. Desen önemini kaybeder, renk ön plana çıkar. Fransız ihtilali Avrupa ülkelerinde ulusal duyguların ön plana çıkmasına neden olmuştur.

REALİZM: En önemli özelliği, gerçek olanı, gözle görülüp elle tutulanı tıpkı bir ayna gibi ifade etmesidir. Gerçekçi sanat, nesnelliğe yönelişiyle sanatın kalıp ve kurallarına karşı bir görüştür. Realist sanatçı Courbert  ” Ben hiç melek resmi yamadım, çünkü hiç melek görmedim” demiştir. Realist akımın izleyiciler, bir sanatçının zengin ve görkemli dünyasını tasvir etmek yerine dünya gerçeklerini gözler önüne sermişlerdir.

EMPRESYONİZM: 19. Yüzyılda Fransa’da ortaya çıkan ve bütün sanat dallarını, özellikle resmi etkileyen akımdır. Doğada ki unsurları, kişinin içinde oluşturduğu izlenimleri, duygusal izleri yansıtmayı hedeflemişlerdir.

Bu akım içerisinde yer alan sanatçılar, doğayı objektif bir gerçek olarak değil, kendilerinde oluşturduğu izlenime göre resme aktarmışlardır. 

Resimde izlenimcilik özellikle ışık ve renkten kaynaklanan görsel izlenimleri yansıtmayı hedeflemişlerdir. Resmedilen nesnelerden veya olaylardan çok, günün belirli bir zamanına özgü ışığın, sanatçı üzerinde oluşturduğu izlenimlere önem verilir.

 

You may also like...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir